Tarihe Mâl Olmuş ve Ünlü Şahsiyetlerin Biyografileri

KimdirKimdir.com

Hülagu Han Kimdir
Hülagu Han Kimdir

Hülagu Han

(1217-1265) Moğol hükümdarı. İlhanlı Devleti’ nin kurucusudur.

Hülagu (Hülegü-Hulaun) Moğolistan’da Karakurum’da doğdu, 8 Şubat 1265’te Tebriz’de (İran’da) öldü. Cengiz’in oğlu Toluy’un küçük oğludur. Kardeşlerinden Möngke ve Kubilay da Moğol tarihinde önemli roller oynamışlardır. İyi bir eğitim gören Hülagu Uygur yazısı ve edebiyatından başka matematik, astronomi, coğrafya ve tarih öğrendi.

hülagühanBatı Asya Seferi
Hülagu’nun Moğolistan’daki yaşamına ait bilgiler sınırlıdır. Onun tarihte asıl önem kazanması, ağabeyi Möngke’nin 1251’de Büyük Kağan oluşundan sonradır. 1251 Kurutlayı’nda Möngke, Çin’deki sorunların çözümü için Kubilay’ı, Batı Asya için ise, öbür kardeşi Hülagu’yu görevlendirdi. Hülagu’nun başkanı olduğu seferin amacı Ismailîler’i (Haşhaşîler) ve Bağdat’taki Abbasi Halifesi’ni denetim altına almaktı. Öncü kuvvetler 1252 Ağustosu’nda yola çıkarıldı, Hülagu ile birlikte 1253 Mayısı’nda yola çıkan asıl ordu Eylül 1255’te Semerkant’a ulaştı. Hülagu’ya yol boyunca, İran ve Kafkasya’nın birçok hükümdarı bağlılıklarını bildirdi. Ismailîler’in Şeyhi Rükneddin Hurşâh teslim olduysa da, bazı kaleler direnmeyi sürdürdü. 1256’da Ismailıler’in sığındıkları tüm yerler ve merkezleri Alamut Kalesi ele geçirildi.

Bundan sonra Bağdat yolu açılmıştı. Moğollar’a karşı, alelacele toplanan halife ordusu bir direniş gösteremedi. Bir aydan fazla süren kuşatma sonunda Bağdat, 10 Şubat 1258’de teslim oldu. 13 Şubat’ta başlayan kentin yağma ve talanı bir hafta sürdü ve 1242’den beri halife olan Musta’sım öldürüldü. Mısır’ a kaçabilen pek azı dışında bütün halife ailesi de yok edildi. Mısır’daki Memlûkler Hülagu’ya karşı direnişte etkili olması için, Mısır’a gelenlerden birisini meşru halife kabul ettiler.

Yeni kağan seçimi
Bağdat’ın Moğollar’ın eline geçmesi ve halifelik merkezi olmaktan çıkması, İslam tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu. Hülagu, sonra kuzeye çıkarak, el-Cezire ve Doğu Anadolu’ya yürüdü. Buradaki devletler, Hülagu’nun egemenliğini tanıdılar. Ardından Suriye’ye yönelen Hülagu 25 Şubat 1260’ta Halep’i, daha sonra da Şam’ı ele geçirdi. Bu sırada, 11 Ağustos 1259’da ölmüş olan Möngke’nin, ölüm haberini duyunca yeni kağan seçimine katılmak üzere 4 Moğolistan’a gitti. Bıraktığı ordu, Ketboğa kumandasında harekâtı sürdürdü. Ama Kutuz’un komuta ettiği Memlûk birlikleri, 3 Eylül 1260’ta Moğol ordusunu Ayn Câlut’te kesin bir yenilgiye uğrattı. Memlûkler Suriye’ye yeniden egemen oldular. Zaten direnmekte olan Birecik Kalesi, sınırın Memlûk tarafı olarak belirdi. Ancak Memlûkler’in Bağdat’a yönelik harekâtı başarılı olamadı.

İran’a dönüşü ve Kafkasya savaşı
Hülagu, İran’a döndükten sonra bir daha Orta Asya’ya gitmedi. Memlûkler’e karşı Akdeniz kıyısındaki Frank krallıkları ile anlaştıysa da bundan tam olarak yararlanamadı. Sağlığında Memlûkler’e karşı askeri harekâta girişmeyen Hülagu’ya karşı Memlûkler de Karadeniz’in kuzeyindeki Altın Orda Hükümdarı Berke ile işbirliği girişiminde bulundular. Cuci’ nin oğlu Berke ile Hülagu arasında, eskiden beri süren anlaşmazlık daha önce Batı Asya’nın Batu’ya bağlı olmasından kaynaklanıyordu. Hülagu gelince, önderlik ona geçmişti. Hülagu’nun ordusunda Cuci ulusundan da birlikler vardı ve elde edilen yeni fetihlerden Cuci soyu da pay istemişti. Daha çok Azerbaycan’ı hedef alan bu istek, Hülagu tarafından başkentini kuzeye, Tebriz’e taşıdığı için uygun karşılanmamıştı. Hülagu ile Berke arasındaki gerginlik 1262’de Kafkasya’nın egemenliği için savaşa dönüştü. Yıllarca süren savaşların sonucunu Hülagu gibi Berke de göremedi.

Hülagu, 48 yaşında öldüğünde, Urmiye Gölü’ndeki Şâhî Adası’nda, Moğol geleneği gereğince genç ve güzel kızlar ile birlikte gömülmüştür ki, bu geleneğin son örneklerinden birisidir. Çok geçmeden, Hıristiyan olan karısı Dokuz Hatun’un ölümünden sonra Hülagu’nun yerine oğlu Abaka (1265-1282) geçti, onu da öteki oğlu Ahmed Teküdar (1282-1284) izledi.

Hülagu, atalarının dininde, yani Şaman inanışında idi. Ancak Budistler’i ve karısı Dokuz Hatun’un hatırı için Hıristiyanlar’ı da korumuş ve onlarla siyasi bakımdan uzlaşmaya çalışmıştır. Halifeliği kaldırması nedeniyle Müslümanlar’ın karşı olduğu Hülagu, İslamiyet’in, hasmı Memlûkler’in elinde siyasi bir silah olmasının yanı sıra, Cuci ulusunda da yayılmaya başlamasından siyasi olarak etkilenmiştir.

Hülagu, Batı Asya’daki dağınık Moğol gücünü bir araya toplamış, İran çevresinde yeni bir birlik sağlamıştır. Batıda Akdeniz’den doğuda Ceyhun kıyılarına!, güneyde Hint Okyanusu’ndar kuzeyde Kaf-kaslar’a kadar uzanan yöreyi, ağabeyi Büyük Kağan adına yönetmiştir. Halifeliği kaldırarak 8.yy’dan beri dünyanın en önemli siyasi merkezlerinden biri olan Bağdat’ın bu özelliğini kaybetmesinde rol oynamıştır.

Batı Asya’da yeni bir bilim hareketi başlatan Hülagu bilgin Nâsireddin Tûsî’yi, İsmailîler’in elinden kurtararak, onun bilimsel çalışmalarını desteklemiş, onun için bir rasathane de yaptırmıştır. Çin biliminin batıda bilinip tanınmasını sağlamıştır.

Reklam Alanı

Biyografi Detayları
  • Burç: -
  • Meslek: -
  • Doğum Tarihi: -
  • Ölüm Tarihi: -
  • Doğum Yeri: -
  • Ölüm Yeri: -
  • Ekleyen: admin
  • Tarih: 12/02/2016
  • Kategori: Devlet Adamı
  • Görüntülenme: 324

Reklam Alanı

© Kimdir
%d blogcu bunu beğendi: